Sanal Alemde Curali'ye Hoşgeldiniz!

(((26 Mayis 1999)))

  • Mehmet DURAN Editör:

  • Misafir Defteri

    Misafir Defteri
  • Canli Radyo

    curaliradyo-width1
  • Curali Hava Durumu

  • Curali Rehber

  • Curali Avrupa Rehber

  • Çayıralan Kaymakamlığı

  • Çayıralan ve Köyleri Der.

  • ŞEHİRLER ARASI MESAFE

  • Destanlar

  • Çayıralan Mermer

  • Kubbealti

  • Curali Şenlik

Çayıralan umutsuz, Çayıralanlı göçüyor!

Posted by Mehmet Duran 14 Kasım 2008

Sene 1989’dan bu tarafa tanırım Anadolu’nun bu müstesna ilçesini…
    Adı gibi çayır, çimen, yeşildir Çayıralan…
    Bu güne kadar Kayseri ile alışverişi bulunan kaydı bizde insanı başka yerde ilçe gibi gözükse de ruhu Yozgatlı’dır Çayıralan’ın.
    Kendi yeşil kaderi kara ilçe Çayıralan…
    Bundan 5 yıl önce 8-10 binlerde olan nüfusu düşmüş 4 binlere.
    İlçenin yarısı göçmüş.
    İşsizlik artık kangren haline gelmiş ilçede.
    Devlet kurumu dışında istihdam alanı zaten kalmamış ki iş olsun Çayıralanlı’ya…
    Unutulmuş, kenarda, köşede kalmışlığı belini bükmüş.
    Tıpkı Çekerek’te olduğu gibi…
    Çekerek’ten bahsederken Çayıralan’la olan kaderdaşlığına değinmiştik.
    İşte böyle bir ilçe Çayıralan.
    Bahtı kara, yarını umutsuz, insanları göçen.
HANELER VİRAN, YEŞİL KURAK OLMUŞÇayıralan’la tanıştığım yıllarda böyle değildi. İnsanlar merkep üzerinde bağına bahçesine giderken daha bir heyecanlı, toprağa karşı şevk doluydu.
    Nesi ünlü deseler ilçenin, yeşili, üzümü, kayısısı, bağı, bahçesi denilirdi.
    Çayıralan’ın bir yanı gurbetteydi ama gurbetin de gözü de burasıydı.
    Gurbet diyarında biriktirilen paralar Çayıralan’dan çıkmaz, yatırım olurdu.
    Çayıralan’ın siyaseti de bir başkaydı. Sağ-sol kavramları ayrılık konusu olmaz, varsa bir taş hep bir elden kaldırılırdı yerinden.
    İnsanları bir birine destek olur, bağdan çıkan üzümler imece ile pekmeze dönüştürülürdü.
    Hareket vardı her yerinde,
    Toprağında bereket, çiftçisinde istek…
    Bu şekilde tanışmıştım Çayıralan’ı…
    Aklımın yettiği günden bu tarafa toprağına bastığım, suyunu içtiğim, insanıyla dostluk kurduğum Çayıralan’ı dün bıraktığım gibi göremedim.
    Kısa da olsa gerçekleşen Çayıralan ziyareti geçmişe dair hayallerimi yıktı, kül etti.
    Nerede o eski bağlar, nerede merkep üzerindeki Ayşe bacılar, Mehmet emmiler.
    İnsanların gideceği bir bağı yok artık. Kayısı dalında kurumuş, bahçeler viran olmuş.
    İşsizlik bildiğiniz gibi. Hatta daha kötü…
    Devlet kurumları da bir bir bırakıp gitmiş ilçeyi.
    Nerede bir Halk Bankası…
    Nere de o Köy Hizmetleri. (2 personeli kalmış)
    Cezaevi de yok artık.
    İnsanların sağı-solu da kalmamış. Sağcılık viran, solculuk tarih olmuş. Siyasetçiye güveni kalmamış her iki tarafın da.
    İlçedeki en büyük hareket, aşağıdaki dükkanların yukarı taşınması olması.
    5 yıl önce 8 bin olan nüfus bu gün 4 bin…
    Böyle giderse daha da düşer diyor geride kalanlar.
    Nereye kadar düşecek Allah bilir.
    Bir gün Çayıralan Belediyesi’ne kilit vurulursa şaşmamalı.
    Mutsuz insanların ilçesi Çayıralan.
    Yarına dair hesabı kalmamış, elindeki son kırıntıları kurtarmanın telaşında.
    Aslında telaşta kalmamış, ne var ki gidecek yarına dair.
    Zaten giden gitmiş.
    En değerli yıllarım geçti Çayıralan’da. Bu kadar umutsuz, bu denli göçmüş, çaresiz ve yarınsız bir ilçe bulacağımı hiç düşünmemiştim.
    Eski yılları canlandırdıkça yüreğime inceden inceye bir sızı saplandı.
    Yozgat’ın en son ilçelerinden Çayıralan belli ki unutulmuşluğun son demlerini yaşıyor.
    Çokradan Kasabası girişindeki o tepeden baktığınızda Çayıralan’la birlikte unutulmuşluğun resmini de görürsünüz.
    Bu satırlara koyulacak son noktada umut tazelemek, yarınlar adına azda olsa heyecan duymak isterdim. İnanın bunu çok ama çok isterdim ama gördüğüm manzara umutlu konuşturmuyor işte.
    Eh be Çayıralan böyle mi karşılayacaktın beni…
    Ama ben unutmadım seni. Belki hatırlanırsın diye bir kez daha zikrediyorum ismini.
    Ne diyorsun, orada bir Çayıralan var uzakta, gitmesek de gelmesek de o ilçe bizim ilçemiz (köyümüz) diyen olur mu?

4 Yanıt to “Çayıralan umutsuz, Çayıralanlı göçüyor!”

  1. deniz said

    Çayıralanın o ihtişamını o asaletini tam annemden babamdan (nur içinde yatsınlar) dinlediğim gibi yazmışsın ellerine gönlüne sağlık olsun.Orada Memurmuş babam, ben Çayıralanda doğmuşum ama hiç gitmedim görmedim çok isterim ölmeden görmeyi.Evet orada bir Çayıralan var uzakta gitmesemde görmesemde o benim Çayıralanım.

  2. Yüreğine sağlık çok etkilendim

  3. Deniz said

    Burada Çayıralana dair böylesi yazıların ve Çayıralanı gösterir video-slayt, fotoğraf ne olursa yayınlanmasını çok isterim. mümkünmü?

  4. Ali said

    Evet dostum, acı ama gerçek bu. Dışarda yaşayan Çayıralan’lılar ve Çayıralan’ı tanıyanlar bilenler sanki durumun daha çok farkında da acı acı feryat ediyorlar. Doğma büyüme Çayıralan’lıyım, hemen her yaz giderim. Son 10 yıldır ki kadar kötü durumda görmemiştim. Başta ki yöneticiler ilgilenmiyorlar gibime geliyor. Ben beni bildim bileli kıyıda kalmış unutulmuş bir durumdadır canım Çayıralan’ım. Siyasetçiler seçim zamanı olunca akıllarına getirir. Diğer zamanlarda uğramazlar. Aslında tepki vermek lazım. Seçimde hiç bir partiye oy vermemek lazım. Ama yapamıyoruz, birlik sağlıyamıyoruz. Tek dileğimiz bundan sonra Çayıralan’ımızın bahtının açık olması.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s