Sanal Alemde Curali'ye Hoşgeldiniz!

(((26 Mayis 1999)))

  • Mehmet DURAN Editör:

  • Misafir Defteri

    Misafir Defteri
  • Canli Radyo

    curaliradyo-width1
  • Curali Hava Durumu

  • Curali Rehber

  • Curali Avrupa Rehber

  • Çayıralan Kaymakamlığı

  • Çayıralan ve Köyleri Der.

  • ŞEHİRLER ARASI MESAFE

  • Destanlar

  • Çayıralan Mermer

  • Kubbealti

  • Curali Şenlik

Türkiye Teziç’in anayasasını konuştu

Posted by Mehmet Duran 22 Eylül 2007

                                                   Sivil Anayasa çalışmalarının durdurulmasını isteyen YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in AK Parti’nin anayasa çalışmalarında belirtilen görüşlerden daha radikal görüşleri birkaç yıl önce savunduğunun ortaya çıkması gündeme damgasını vurdu.

 

Çok sayıda internet sitesi Zaman Gazetesi’nin ortaya çıkardığı haberi okuyucularına manşetlerinden duyurdu. Teziç’in birbirinin tam tersi iki farklı duruşu, sadece medyanın ilgisini çekmekle kalmadı birçok sivil toplum kuruluşundan da tepki gördü.İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlumder) Kocaeli Şubesi, başörtü yasağına karşı sürdürdükleri eylemlerinin bugün 127’ncisini düzenledi. Eylemde, yeni anayasaya karşı çıkan YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’e tepki gösterdi.Mazlumder Kocaeli Şubesi Başkan Yardımcısı Nigar Gümrükçüoğlu, Teziç’in anayasanın daha ne kadar sivil olacağını görmeden hazımsızlık yaşadığını vurguladı.Teziç’in 1992 yılında anayasa ile ilgili yaptığı çalışmayı hatırlatan Gümrüçüoğlu şöyle konuştu; “Bugün tartışmayı çıkaran YÖK Başkanı Teziç, TÜSİAD’ın isteği üzerine 15 yıl önce hazırladığı Anayasa taslağında 1982 anayasanın kutsal ve otoriter devlet anlayışını eleştiriyor, hatta bir ara inkılâplarına bağlılık kelimelerinin çıkarılmasının, ‘Rejimsiz, liberal ve demokratik’ bir anayasa gerektiğini belirtiyor. Bu taslağın altında bugünkü tartışmalara destek veren Süheyl Batum’un imzası da var. Bunlar ister istemez bize şunu düşündürüyor; daha düne kadar bugün hazırlanan taslaktan daha radikal bir taslak hazırlayan, daha demokrat, daha sivil anaysayı tasarlayanlar ellerinde gelse şimdiki anayasayı asker yapsın diyecekler.”

ANAYASA ÇALIŞMALARINA KARŞI ÇIKAN KURUMLARA GİZLİ BİR EL MÜDAHALE EDİYOR

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, yeni anayasa çalışmalarının durdurulmasını isteyen kurumlara bir gizli elin müdahale ettiğini söyledi. Uslu, anayasanın değiştirilmesi teklifi hazırlayan kurumların bazılarının anayasa çalışmalarının durdurulmasını istemesinin gerisinde bir gizli elin olduğunu öne sürdü.

Memur-Sen Konfederasyonu’nun Kamuda Seköterel Düzeyde İkili Sosyal Diyalogu Güçlendirme Projesi toplantısında yaptığı konuşma Salim Uslu, anayasa ile ilgili sorunlarının bulunduğunu ve mevcut anayasanın devlet erkinin ayrıcalık felsefesine dayalı olduğunu söyledi. Uslu, devlet erkinin herkes tarafından bilindiğini, bir süre öncede Türkiye’de siyasetin iktidar alanı ve devletin iktidar alanı tartışmasının yaşandığını anlattı. Mevcut anayasanın bürokrasiyi koruma altına aldığına işaret eden Uslu, “Anayasanın güvencesine sığınma rehaveti ve bu avantajları kullanma imtiyazına sahip olanlar tarafından tıpa gibi kullanılıyor. Bu güvencelere sahip olma duygusu her türlü yeniye, gelişmeye, değişmeye kendini kapatıyor.” dedi.

TOBB, TÜSİAD, TİSK, Barolar Birliği, YÖK ve siyasi partilerin bu anayasanın değişmesi yönünde anayasa değişikliği taslağı hazırlayan kurumlar olduğunu hatırlatan Uslu, bu kurumların bazılarının yeni anayasa çalışmalarının durdurulmasını istemesinin gerisinde bir gizli elin müdahale ettiğini düşündüğünü kaydetti. Uslu, dün TÜSİAD’a anayasa teklifi hazırlayan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç’in bugün anayasa çalışmalarının durdurulmasını istemesi gizli elin müdahale ettiğinin açık göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.

“MİSYONLARI DEĞİŞİYOR ÇUVALLIYOR”

Kahramanmaraş Baro Başkanı Avukat İsmail Kahveci, TÜSİAD için 15 yıl önce hazırladığı anayasa taslağıyla çelişen Yüksek Öğretim Kurulu(YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç için, “O zaman öyle demiş, şimdi böyle diyor. Misyonları değişiyor, çuvallıyor.” dedi.

YÖK Başkanı Teziç’in 15 yıl önce TÜSİAD için hazırladığı anayasa taslağındaki maddeler ile bugünkü sivil anayasaya karşı sarf ettiği sözlerin çelişmesini eleştiren Kahramanmaraş Baro Başkanı Avukat İsmail Kahveci, bunu menfaatlerin zedelenmesi olarak açıkladı. 15 yıl önceki düşüncelerin bugünkü düşüncelerle çakışmasının misyonların değişmesi olduğunu dile getiren Kahveci, “O zaman öyle demiş. Şimdi böyle diyor. Misyonları değişiyor, çuvallıyor. Kendi anayasa hukukçusu. Kendisini ve geçmişini doğrularını inkâr ediyor.” diye konuştu.

Teziç’in kendisi ile çelişki içerisinde olduğunu vurgulayan Kahveci, anayasada değiştirilemez hükümler dışındaki her maddenin değiştirilebileceğini ve ekleme yapılabileceğini söyledi. “Bu adamlar değişik insanlar.” diyen Kahveci, hazırlanan anayasa taslağına karşı çıkanların neticeden etkilendikleri için böyle yaptığını ifade etti. Sivil anayasa da demokratikleşme sürecinde yetkilerin daraltılmasına dikkat çeken Kahveci, “Teziç kendini inkar eden bir insandır. Süresi de doldu. Son günlerini yaşadığı için kendi açısından iz bırakmak istiyor. Doğruları, gerçekleri ne söylemek ne de görmek istiyor.” şeklinde konuştu.

İŞTE GÜNDEME DAMGASINI VURAN HABER

Teziç’in bir grup akademisyenle kaleme aldığı taslak, dönemin TÜSİAD Başkanı Bülent Eczacıbaşı tarafından Meclis’e sunulmuş. Prof. Dr. Süheyl Batum ve YÖK üyesi Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu’nun da katkı yaptığı taslak, radikal değişiklikler içeriyor. Giriş bölümünde, askerî darbeden sonra kabul edilen 1982 Anayasası’nın katılımcı bir ortamda hazırlanmadığı ve demokratik sayılmayacak şartlarda halkoyuna sunulduğu belirtiliyor. Bu yüzden ulusal mutabakata dayalı yeni bir anayasa yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Liberal demokratik rejimlerde devletin resmî bir ideolojisi olmaz. Kemalizm ideolojisi anayasada yer almamalı.
‘Atatürk milliyetçiliği’ ifadesi kaldırılmalı. ‘Devletin dili Türkçedir’, yerine “Resmi dili Türkçedir” denilmeli.
Cumhurbaşkanı ile milletvekili yeminlerinde Atatürk ilkeleri ve inkılaplarına yer verilmemeli.
Devletin şeklinin cumhuriyet olması dışında Anayasa’da değiştirilemez hüküm olmamalı.
1982 Anayasası’nın otoriter ve kutsal devlet anlayışını yansıtan başlangıç bölümü demokratik sistemle bağdaşmaz.

Anayasa’daki başlangıç bölümünün ‘otoriter devlet’ ideolojisini çağrıştırdığı, devlete ‘kutsal’ sıfatını ekleyen bu anlayışın özgürlükçü ve çoğulcu bir demokratik düzenle bağdaştırılmasının imkansız olduğu vurgulanıyor. Değişiklik tekliflerinden en önemlisi ise devletin nitelikleriyle ilgili. 4. maddede sayılan değiştirilemez niteliklerin ‘cumhuriyet’le sınırlı tutulmasını isteyen Teziç, şu gerekçeyi ileri sürüyor: “Kurucu iktidarın asıl sahibi olan milletin ve onun temsilcilerinin özgür bırakılmalarında yarar vardır. İnsan aklının ve toplumların bu tür engellerden uzak tutulması, evrensel ve doğal değişim yasalarının mantıkî sonucudur. Hiçbir anayasa koyucu toplumun onlarca yıllık geleceğini ipotek altında tutma hakkına sahip olmamalıdır. ‘Cumhuriyetin sürekliliği’ dışında değişmez anayasa kuralı konulmasında yarar değil zarar vardır.”

Erdoğan Teziç, AK Partili Prof. Dr. Zafer Üskül’ün bir süre önce gündeme getirdiği ve büyük tartışmalara yol açan ‘ideolojisiz anayasa’ fikrini de 15 yıl önce taslağına almış. “Liberal demokratik rejimlerde devletin resmî bir ideolojisi olmaz.” ifadesini kullanan Teziç, yeni anayasanın ideolojik hükümlerden arındırılması gerektiğini savunuyor. Cumhurbaşkanı ve milletvekili yeminlerinden ‘Atatürk ilkeleri ve inkılaplarına bağlılık’ vurgusunu çıkaran Teziç, ‘Türk milliyetçiliği’ ya da ‘Atatürk milliyetçiliği’ şeklindeki kavramların da anayasada yer almamasını istiyor. Teziç’in önerilerinden biri de genelkurmay başkanının milli savunma bakanına bağlanması.

YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, sürpriz anayasa taslağını dönemin TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın talebi üzerine hazırlamış. 1982 Anayasası’nı antidemokratik bulan Teziç ve 8 arkadaşı, bu talep üzerine işe koyularak, “Yeni Bir Anayasa İçin” adlı anayasa taslağını kaleme almış. Kısa sürede hazırlanan taslak, anayasa önerisi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulmuş.

Taslak, Teziç ve arkadaşlarının o dönemde, bugün savundukları görüşlere taban tabana zıt fikirlere sahip olduklarını ortaya koyuyor. Taslağın giriş bölümünde, darbe sonrasında kabul edilen 1982 Anayasası’nın demokratik ve katılımcı bir ortamda hazırlanmadığı belirtilerek, ulusal mutabakata dayalı yeni bir Anayasa yapılması isteniyor.

Prof. Dr. Ergun Özbudun başkanlığındaki bilim kurulunun hazırladığı bugünkü taslakta başlangıç kısmı ve değiştirilemez nitelikteki ilk 3 maddede yapılan bazı kelime değişiklikleri rejim sorunu haline getirilirken, TÜSİAD’ın taslağında değiştirilemeyecek maddelerin de değişmesi öneriliyor. Konuyla ilgili olarak taslağın giriş bölümünde, “TBMM, 1982 Anayasası’nın ‘değiştirilemez hükümler’ arasında saydığı hükümleri yok saymak ya da değişik formülasyonlara büründürmek hak ve yetkisine sahip midir?” sorusuna cevap aranıyor. “Türkiye devletinin cumhuriyet” olduğu yönündeki hükmün değiştirilemezliğinin Türk anayasa geleneğinin temel unsuru olduğu belirtilen taslakta, bunun dışındaki maddelerin değiştirilmezlik kapsamına 12 Eylül rejimi şartlarında hazırlanan 1982 Anayasası’yla alındığı kaydediliyor. Bu hükümler arasında değiştirilebilecek kurallar da olabileceği belirtilirken, şu açıklama yapılıyor: “Bu konuda asli kurucu organ yetkisini kullanan bir meclisin kendini bağımsız hissetmesi doğal ve gereklidir. Bu açıdan önerilebilecek ideal formül, yeni bir anayasa hazırlama girişiminin başında, TBMM’nin bir anayasa değişikliği yaparak, değişmezlik hukukunu daha önceki Cumhuriyet Anayasalarında olduğu gibi ‘Cumhuriyet’ ilkesi ile sınırlı tutması olacaktır. Sonuç olarak çalışma grubumuz, TBMM’nin yeni bir anayasa taslağını oluşturma aşamasında kendisini ‘cumhuriyet hükümet şekli’nin değişmezliği dışında özgür ve bağımsız hissetmesi gerektiğine inanmaktadır.”

Resmî ideoloji olmamalı

Erdoğan Teziç ve arkadaşlarının, AK Parti Mersin Milletvekili Prof. Dr. Zafer Üskül’ün ‘ideolojisiz anayasa’ fikrine 15 yıl önce hazırladıkları TÜSİAD’ın anayasa taslağında yer vermeleri de dikkat çeken noktalardan biri. “Liberal demokratik rejimlerde devletin resmî bir ideolojisi olmaz.” denilen taslakta yeni anayasanın ideolojik hükümlerden mümkün olduğu kadar arındırılması gerektiği savunuluyor. Buna örnek olarak da Türk milliyetçiliği ya da Atatürk milliyetçiliği şeklindeki ideolojik anlam verilebilecek kavramların anayasadan çıkarılarak bunun yerine hukuki bir deyim olan ‘milli’ sıfatının konulması isteniyor. Anayasa’da resmi ideolojinin yer almamasına ilişkin önerinin gerekçesi ise şöyle: “Atatürk’ün nihai hedefi Batı tipi liberal demokrasidir. Liberal demokratik rejimlerde ise devletin resmî bir ideolojisi olmaz. Türkiye de 1946 seçimleri ile Atatürk’ün nihai hedef olarak belirlediği çoğulcu demokratik rejime yönelmiştir. Bu aşamadan sonra gerçekleştirilmesi gereken liberal demokratik toplumların ilkeleri olan çoğulculuk, özgürlük ve eşitlik olmalıdır.”

Bu çerçevede Anayasa’da başlangıç bölümüne de gerek olmadığı, böyle bir bölüm olacaksa bile bunun çok temel hukuk ilkelerine ayrılmasının gerekli görüldüğü vurgulanıyor. Dolayısıyla, “1982 Anayasası’nın ideolojik yönü ağır başlangıç bölümünün bağlayıcı sayılmadığı” ileri sürülüyor. Bir hukuk kuralı olmaktan çok, ideolojik bir yapıya sahip olan başlangıç kısmının 1961 ve 1982 anayasalarında sorun çözmek yerine sorun ürettiğinin altı çiziliyor. Bu konuda şu görüş dile getiriliyor: “Üslup açısından son derece ağır ve bir tek cümleden oluşan ve anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeler yığınını içeren 1982 Anayasası başlangıç metni otoriter bir devlet ideolojisi çağrıştırır biçimde düzenlenmiştir. Nitekim yargı organlarınca da böyle yorumlandığı olmuştur. Devleti soyut bir varlık olarak yücelten, ona ‘kutsal’ sıfatını ekleyen bir anlayışla, özgürlükçü ve çoğulcu bir demokratik düzenin bağdaştırılması imkansızdır.”

Genelkurmay, Milli Savunma’ya bağlansın

TÜSİAD’ın taslağında bir diğer önemli değişiklik de Genelkurmay Başkanlığı’nın statüsünde göze çarpıyor. Taslakta, bütün NATO ülkelerinde genelkurmay başkanının başbakana değil, Milli Savunma bakanına bağlı olduğu belirtiliyor. Bu sebeple ilgili maddenin, “Genelkurmay başkanı Milli Savunma bakanına karşı sorumludur.” şeklinde değiştirilmesi teklif ediliyor.

Teziç’in milletvekili yemininde Atatürk yok

Anayasa’daki milletvekili yemin metni: Devletin varlığı ve bağımsızlığını vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyet’e ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma, toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim. Taslaktaki milletvekili yemini önerisi: Milletin kayıtsız şartsız egemenliğine, vatan ve milletin bölünmez bütünlüğüne, devletin bağımsızlığına ve laik Cumhuriyet’e bağlı kalacağıma namusum ve şerefim üzerine ant içerim.

TBMM, yeni anayasa konusunda ‘asli kurucu organ’ yetkisine sahip

Meclis’in yeni bir anayasa yapma konusundaki yetkisinin de tartışıldığı taslakta “Anayasa değişiklikleri yapmaya yetkili bir organın yeni bir anayasa yapma konusunda da yetkili olduğu hususunda kuşku yoktur.” deniyor. Ayrıca Meclis’in yeni bir anayasa yapmaya yetkili olduğu konusunda Atatürk döneminde kabul edilen 1924 Anayasası örnek gösteriliyor. 1924 Anayasası’nın bir kurucu Meclis tarafından değil olağan bir yasama meclisi tarafından üstelik halk oyuna sunulmadan kabul edildiğine dikkat çekiliyor.

Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun kısa bir süre önce öne sürdüğü Meclis’in yeni bir anayasa yapamayacağı yönündeki iddiasıyla ilgili olarak Teziç ve ekibinin 15 yıl önce hazırladığı taslakta şu değerlendirme yapılmış: “Kısacası, bugünkü TBMM bir “Kurucu Meclis” sıfatıyla seçilmiş olmadığı halde , yeni bir anayasa yapmaya yetkili bir “asli kurucu organ” yetkisi kullanabilir. Zaten bunun aksini düşünmek, anayasa yapıcılığı yetkisini yalnız kurucu meclislere ya da ihtilal sonrasının olağanüstü iktidarlarına tanımak olur ki; bu tarihsel gerçeklerle uzlaşmadığı gibi, şiddet yolunu önermek anlamına dahi gelir. Oysa, pek çok ülkede yeni anayasalar, normal zamanlarda ve olağan yasama meclisleri tarafından hazırlanabilmiştir.”

Dokuz kişilik ekipte Süheyl Batum da var

TÜSİAD’ın 1992 yılında hazırlattığı “Yeni Bir Anayasa İçin” adlı anayasa taslağını yazan Erdoğan Teziç başkanlığındaki çalışma grubunda AK Parti’nin taslağını eleştiren isimlerden Prof. Dr. Süheyl Batum ile halen YÖK üyesi olan Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu da yer almış. 9 anayasa hukukçusunun yer aldığı çalışma grubunda ayrıca Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Anayasa Mahkemesi üyeliğine atadığı Prof. Dr. Fazıl Sağlam, Prof. Dr. Bülent Tanör, Prof. Dr. Sait Güran, Prof. Dr. Yıldızhan Yayla, Prof. Dr. Köksal Bayraktar, Prof. Dr. Devrim Ulucan isimleri var. Dönemin TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın talebi üzerine hazırlanan taslak yeni bir anayasa önerisi olarak TBMM Başkanlığı’na da sunulmuş.

Değiştirilemeyecek hükümlerin kapsamı daraltılıyor

Teziç’in taslağında Anayasa’nın birinci kısmında yer alan değiştirilemez hükümler, ‘devletin cumhuriyet’ niteliğiyle sınırlı tutulmuş. Değişiklikler şöyle:

2. madde:

Mevcut metin: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Taslaktaki metin: Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına dayanan, milli, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

3. madde:

Mevcut metin: Devletin dili Türkçedir.

Taslaktaki metin: Devletin resmi dili Türkçedir.

4. madde:

Mevcut metin: Anayasa’nın 1’inci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2’nci maddesindeki Cumhuriyet’in nitelikleri ve 3’üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Taslaktaki metin: Türkiye devletinin bir Cumhuriyet olduğuna ilişkin hüküm değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez

 
22 Eylül 2007, Cumartesi
Yorum Yaz | Gönder | Yazdır
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s